Şimdiye kadar bakmış olduğum yüzlerce dosya neticesinde tecrübelerim bana saklı kalacak olsa da emin olun ki o bankalar hala ve hala binde 5 almaları gereken dosya masrafını fazlasıyla almaktalar.
Gözümden kaçmadığından emin olabilirsiniz sevgili müvekkillerim.
İçiniz rahat olsun.
Şikayetçiyim her şeyden ve herkesten!
Genel olarak şikayetçi bir avukat. Müvekkilinin hep yanında; karşı tarafın ise en uzağında!
18 Temmuz 2017 Salı
30 Kasım 2015 Pazartesi
Boşanma Süresince Tedbir Nafakası
Asla unutmayın ki biz kadınlar her zaman pozitif
ayrımcılığa tabiiyiz. Benim gibi avukatların ise bu konudaki tek dayanağı Kanun,
KHK, yönetmelik, içtihatlar falan oluyor.
Size somut bir olay üzerinden boşanma süresince
talep edebileceğiniz tedbir nafakası ile ilgili açıklamalarda bulunacağım.
Öncelikle belirtmek gerekir ki Medeni Kanun uyarınca
3 tür nafaka yer almaktadır.
§ Tedbir
Nafakası
§ İştirak
Nafakası
§ Yardım
Nafakası
Tedbir
Nafakası : Türk Medeni Kanunu 169. Maddeye göre geçici bir
önlem olan tedbir nafakası boşanma
davası süresince çocuğun mağdur kalmaması adına verilen nafakadır.
Yardım
Nafakası : Evlilik
birliğinin sona ermesiyle birlikte 18 yaşından büyük müşterek çocuğun sağlık,
eğitim giderleri devam edecektir. Üniversite eğitiminin ve diğer ihtiyaçların
karşılanması adına anne ve babanın yükümlülükleri devam eder. İşte bu nedenle
Türk Medeni Kanunu’nda çocuk 18 yaşını doldursa da nafaka hakkı mevcuttur. Bu
tür nafakaya da yardım nafakası denmektedir.
İştirak
Nafakası : 18 yaşını doldurmamış müşterek çocuk için
verilen nafaka türüdür.
TEDBİR
NAFAKASI
Medeni
Kanun’un 169. maddesine göre: ‘’Boşanma
veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan,
özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve
çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.’’ Buna göre, boşanma davası açılmakla
eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar.
Tedbir
nafakası, boşanma öncesinde veya dava
sırasında eş ve reşit olmayan çocuklar yararına hükmedilecek
nafakadır. Tedbir nafakası davasında taraflar yani davacı ve
davalı çoğunlukla eşlerdir. Uygulamada ise davacının genellikle kadın,
davalının ise koca olduğu görülmektedir.
Tedbir nafakasında görevli mahkeme aile
mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taraflardan birinin ikametgahı mahkemesidir.
Tedbir nafakası boşanma davası sırasında
istenebileceği gibi, boşanma davası olmadan bağımsız olarak tarafların birlikte
yaşamalarına ara vermeleri halinde dahi tedbir nafakası dava ve talep
edilebilir. Boşanma davası devam ederken hakim ara kararı ile ailenin korunması
bağlamında eş ve küçük için tedbir nafakasına karar verebilir. Bu durumda
tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar devam eder,
kesinleşme tarihinden sonra nafaka kesilir. İşte burada ise nafaka türü
değişmekte, yani iştirak veya yoksulluk nafakasına dönmektedir.
Boşanma ve ayrılık davası dışında taraflar eğer ayrı
yaşıyorlarsa ve ayrı yaşama olgusu haklı bir sebebe dayanıyorsa örneğin,
eşlerden birinin ortak hayat sebebi ile kişiliği, ekonomik güvenliği, sağlığı,
huzuru, ciddi bir şekilde tehlikeye düşmüş ise; o eş ayrı yaşama hakkına
sahiptir denilebilir. Örnek vermek gerekirse; koca eve bakmıyorsa, eşinin ve
çocuklarının yiyecek ve barınma ihtiyaçlarını karşılamıyorsa, eşini dövüp
yaralamış ise veya gayrimeşru olarak başka biriyle yaşıyorsa bu durumda kadının
ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek ve isteği halinde kocası aleyhine
tedbir nafakası davası açabilmelidir. Hakim tarafların mali ve sosyal
durumlarını göz önünde bulundurarak kadın lehine bir miktar tedbir nafakasına
hükmedebilecektir. Eğer kadının yanında reşit olmayan küçük çocuk ve çocuklar
da varsa anne çocuklar adına dahi tedbir nafakası istemeye hak kazanacaktır.
Hakim
tarafından re’sen tedbir nafakasına karar verilebileceği gibi dava dilekçesinde
talep edilmemiş olsa da davanın herhangi
bir aşamasında istenebilir.
Hükmedilecek
olan tedbir nafakası, miktar itibariyle tarafların sosyal ve ekonomik şartlarına
uygun olmalıdır.
Tedbir nafakasının başlangıç tarihi, dava
tarihidir.
Tedbir
nafakası için faize hükmedilemez.
Tedbir
nafakası Türk parası üzerinden hükmedilmelidir. Talep yabancı para dahi olsa
hüküm TL üzerinden o günkü kur dikkate alınarak verilmelidir. Ancak tarafların
tedbir nafakasına yabancı para cinsinden ödenmesi konusunda anlaşmış olmaları
halinde mahkeme tedbir nafakasını yabancı para cinsinden hükme
bağlayabilir.
Tedbir
nafakasından sonra boşanma davasının açılması halinde ise her iki dosya
birleştirilebilir.
Kocanın bakım
borcu, çalışamayacak kadar hasta ve sakat olması hariç, işsiz olması hali
dahil, tedbir nafakasına hükmedilmesine engel teşkil etmez.
Tedbir
nafakası ölümle sona erer ve hiçbir şekilde mirasçılara geçmez.
Tedbir
nafakasının gerekli şartların oluşması halinde, arttırılması ya da tenzili
mümkündür.
Çocuklar için
verilen tedbir nafakası reşit olana dek geçerlidir.
Etiketler:
aile hukuku,
boşanma,
nafaka,
tedbir nafakası
16 Kasım 2015 Pazartesi
Ayıplı Olmayan Üründe Değişim/İade Hakkı Var Mı?
Annemin nişanım için abiye elbise
arayışları sırasında ve hatta sonrasında kafama estiği an değişim/iade
yapılabileceği iç huzuruyla dolaştım her yeri.
Ancak “Abiye ürünlerde
değişim/iade yapılamaz.” İbaresi gördüğüm bir mağazada bu ibarenin yasal
olmadığını söylediğimde inanılmaz tepki çeksem de rahatlığım ile hepsini def
ettim ve hemen konuyu araştırma yoluna gittim.
Bildiğiniz ben mağazaların
güzelliğini bir teamül/kanun hükmü gibi kabul ederek yaşamışım uzun süredir. Neyse
ki şimdiye kadar da herhangi bir sorun ile karşılaşmadım. Benden önce sizin de aynı problemle
karşılaşmamanız için vardığım sonuçları aşağıda sizinle paylaşıyor olacağım. Buyurun
efendim..
Öncelikle biliniz ki kapıdan
satış veya mesafeli satış söz konusu değilse, müşteri ürünü ancak ayıp iddiası ile iade edebilir veyahut diğer
seçimlik haklarını kullanabilir. Yaygın inanışın aksine tüketicilerin
mesafeli satış/kapıdan satış yoksa ve ayıp da söz konusu değilse, malı iade
veya değiştirme hakkı YASAL OLARAK yoktur.
Tüketici olarak öncelikle
bilmemiz gereken; 4077 sayılı TKHK kapsamında ayıplı olmayan malın ya da
hizmetin iadesi mümkün değildir. İade hakkı sadece malın ayıplı yani eksik ve
kusurlu olması halinde veya kapıda ödeme/mesafeli satışlarda kullanılabilecek
seçeneklerden biridir. Tüketicinin bir mağazaya girerek bakıp beğenip satın
aldığı şeyleri malda ayıp bulunmadıkça artık iade edebilmesi imkânı bulunmamaktadır.
Ancak mağazada farklı ibarelerle
gördüğünüz ve malı belirli bir süre içerisinde iade edebileceğiniz taahhüdü
varsa evet, değişim/iade hakkını bulunmaktadır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)