30 Kasım 2015 Pazartesi

Boşanma Süresince Tedbir Nafakası

Asla unutmayın ki biz kadınlar her zaman pozitif ayrımcılığa tabiiyiz. Benim gibi avukatların ise bu konudaki tek dayanağı Kanun, KHK, yönetmelik, içtihatlar falan oluyor.

Size somut bir olay üzerinden boşanma süresince talep edebileceğiniz tedbir nafakası ile ilgili açıklamalarda bulunacağım.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Medeni Kanun uyarınca 3 tür nafaka yer almaktadır.

§  Tedbir Nafakası
§  İştirak Nafakası
§  Yardım Nafakası

Tedbir Nafakası : Türk Medeni Kanunu 169. Maddeye göre geçici bir önlem olan tedbir nafakası boşanma davası süresince çocuğun mağdur kalmaması adına verilen nafakadır.

Yardım Nafakası : Evlilik birliğinin sona ermesiyle birlikte 18 yaşından büyük müşterek çocuğun sağlık, eğitim giderleri devam edecektir. Üniversite eğitiminin ve diğer ihtiyaçların karşılanması adına anne ve babanın yükümlülükleri devam eder. İşte bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nda çocuk 18 yaşını doldursa da nafaka hakkı mevcuttur. Bu tür nafakaya da yardım nafakası denmektedir.

İştirak Nafakası : 18 yaşını doldurmamış müşterek çocuk için verilen nafaka türüdür. 


TEDBİR NAFAKASI

Medeni Kanun’un 169. maddesine göre: ‘’Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.’’    Buna göre, boşanma davası açılmakla eşlerin ayrı yaşama ve nafaka isteme hakkı doğar.
Tedbir nafakası, boşanma öncesinde veya dava sırasında eş ve reşit olmayan çocuklar yararına hükmedilecek nafakadır.    Tedbir nafakası davasında taraflar yani davacı ve davalı çoğunlukla eşlerdir. Uygulamada ise davacının genellikle kadın, davalının ise koca olduğu görülmektedir.
Tedbir nafakasında görevli mahkeme aile mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise taraflardan birinin ikametgahı mahkemesidir.

Tedbir nafakası boşanma davası sırasında istenebileceği gibi, boşanma davası olmadan bağımsız olarak tarafların birlikte yaşamalarına ara vermeleri halinde dahi tedbir nafakası dava ve talep edilebilir. Boşanma davası devam ederken hakim ara kararı ile ailenin korunması bağlamında eş ve küçük için tedbir nafakasına karar verebilir. Bu durumda tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşme tarihine kadar devam eder, kesinleşme tarihinden sonra nafaka kesilir. İşte burada ise nafaka türü değişmekte, yani iştirak veya yoksulluk nafakasına dönmektedir.

Boşanma ve ayrılık davası dışında taraflar eğer ayrı yaşıyorlarsa ve ayrı yaşama olgusu haklı bir sebebe dayanıyorsa örneğin, eşlerden birinin ortak hayat sebebi ile kişiliği, ekonomik güvenliği, sağlığı, huzuru, ciddi bir şekilde tehlikeye düşmüş ise; o eş ayrı yaşama hakkına sahiptir denilebilir. Örnek vermek gerekirse; koca eve bakmıyorsa, eşinin ve çocuklarının yiyecek ve barınma ihtiyaçlarını karşılamıyorsa, eşini dövüp yaralamış ise veya gayrimeşru olarak başka biriyle yaşıyorsa bu durumda kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilerek ve isteği halinde kocası aleyhine tedbir nafakası davası açabilmelidir. Hakim tarafların mali ve sosyal durumlarını göz önünde bulundurarak kadın lehine bir miktar tedbir nafakasına hükmedebilecektir. Eğer kadının yanında reşit olmayan küçük çocuk ve çocuklar da varsa anne çocuklar adına dahi tedbir nafakası istemeye hak kazanacaktır.

Hakim tarafından re’sen tedbir nafakasına karar verilebileceği gibi dava dilekçesinde talep edilmemiş olsa da davanın herhangi bir aşamasında istenebilir.   

Hükmedilecek olan tedbir nafakası, miktar itibariyle tarafların sosyal ve ekonomik şartlarına uygun olmalıdır.   
Tedbir nafakasının başlangıç tarihi, dava tarihidir. 
Tedbir nafakası için faize hükmedilemez.  
Tedbir nafakası Türk parası üzerinden hükmedilmelidir. Talep yabancı para dahi olsa hüküm TL üzerinden o günkü kur dikkate alınarak verilmelidir. Ancak tarafların tedbir nafakasına yabancı para cinsinden ödenmesi konusunda anlaşmış olmaları halinde mahkeme tedbir nafakasını yabancı para cinsinden hükme bağlayabilir.   
Tedbir nafakasından sonra boşanma davasının açılması halinde ise her iki dosya birleştirilebilir.   
Kocanın bakım borcu, çalışamayacak kadar hasta ve sakat olması hariç, işsiz olması hali dahil, tedbir nafakasına hükmedilmesine engel teşkil etmez.   
Tedbir nafakası ölümle sona erer ve hiçbir şekilde mirasçılara geçmez.  
Tedbir nafakasının gerekli şartların oluşması halinde, arttırılması ya da tenzili mümkündür.   

Çocuklar için verilen tedbir nafakası reşit olana dek geçerlidir.     

16 Kasım 2015 Pazartesi

Ayıplı Olmayan Üründe Değişim/İade Hakkı Var Mı?

Annemin nişanım için abiye elbise arayışları sırasında ve hatta sonrasında kafama estiği an değişim/iade yapılabileceği iç huzuruyla dolaştım her yeri.

Ancak “Abiye ürünlerde değişim/iade yapılamaz.” İbaresi gördüğüm bir mağazada bu ibarenin yasal olmadığını söylediğimde inanılmaz tepki çeksem de rahatlığım ile hepsini def ettim ve hemen konuyu araştırma yoluna gittim.

Bildiğiniz ben mağazaların güzelliğini bir teamül/kanun hükmü gibi kabul ederek yaşamışım uzun süredir. Neyse ki şimdiye kadar da herhangi bir sorun ile karşılaşmadım.  Benden önce sizin de aynı problemle karşılaşmamanız için vardığım sonuçları aşağıda sizinle paylaşıyor olacağım. Buyurun efendim..

Öncelikle biliniz ki kapıdan satış veya mesafeli satış söz konusu değilse, müşteri ürünü ancak ayıp iddiası ile iade edebilir veyahut diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Yaygın inanışın aksine tüketicilerin mesafeli satış/kapıdan satış yoksa ve ayıp da söz konusu değilse, malı iade veya değiştirme hakkı YASAL OLARAK yoktur.

Tüketici olarak öncelikle bilmemiz gereken; 4077 sayılı TKHK kapsamında ayıplı olmayan malın ya da hizmetin iadesi mümkün değildir. İade hakkı sadece malın ayıplı yani eksik ve kusurlu olması halinde veya kapıda ödeme/mesafeli satışlarda kullanılabilecek seçeneklerden biridir. Tüketicinin bir mağazaya girerek bakıp beğenip satın aldığı şeyleri malda ayıp bulunmadıkça artık iade edebilmesi imkânı bulunmamaktadır.

Ancak mağazada farklı ibarelerle gördüğünüz ve malı belirli bir süre içerisinde iade edebileceğiniz taahhüdü varsa evet, değişim/iade hakkını bulunmaktadır.


6 Kasım 2015 Cuma

Kendini kanun üstünde göre satıcı

Geçenlerde bir müvekkilim yatak aldı. Parası tabiki de kredi kartından peşin ödenmiş ve ancak yatak boyutunda sorun olduğundan yatak ölçüleri doğru olan ile değiştirilmek üzere iade edilmiş. Sonuç? Firma sattığı zaman parasını iade edecekmiş!

“Ayıp!” demedim direk THH’ne gittim, şikâyete konu ettim.

Masrafsız, hızla sonuca ulaştım!

THH kararı da ilam niteliğinde olduğundan icraya da koydum. Şimdi vekâlet ücretimi ve iade edilmesi gereken parayı bekliyorum.


Hiç kendinizi yormayın sizler, her şey bir vekalete bakıyor ne nihayetinde :)

30 Ekim 2015 Cuma

Danıstaydan çok önemli karar :" Yoldan otopark parası alamazsınız"

Cadde ve sokakların belediyeler tarafından ücretli otopark ilan edilerek kiraya verilmesini yargıya taşıyan Burdur Tüketicileri Koruma Derneği’ni haklı bulan Danıştay, “yolların amacına uygun olarak kullanılmasını olumsuz yönde etkileyeceği” gerekçesiyle düzenlemeyi iptal etti. Ülke genelindeki benzeri uygulamalara emsal nitelikteki kararla ilgili açıklama yapan davayı açan derneğin başkanı Kemal Arslan, kişi ve kuruluşların talep etmeleri halinde ellerindeki bilgi ve belgeleri paylaşabileceklerini söyledi.

BELEDİYE CADDE VE SOKAKLARI OTOPARK OLARAK KİRALADI

Burdur Hasta ve Tüketicileri Koruma Derneği (BURTUKODER), dönemin Burdur Belediyesi’nin 8 Nisan 2010 tarihinde aldığı kararla kent merkezindeki bazı caddelerin ücretli otopark ilan edilip kiraya verilmesini öngöre düzenlemenin iptali istemiyle Isparta İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ancak Mahkeme derneğin bu talebini reddetti. Mahkemenin red kararını temyiz eden derneği haklı bulan Danıştay 8. Dairesi, Burdur’daki kimi caddelerin ücretli otopark olarak tahsis edilmesinin yolunu açan belediye kararını, “yolların asıl amacına uygun olarak kullanılmasını olumsuz yönde etkileyeceği” gerekçesiyle iptal etti.

KARAR, ÜLKE GENELİNDEKİ UYGULAMALARA EMSAL NİTELİĞİNDE

Ülke genelindeki benzeri uygulamalara emsal teşkil edecek nitelikteki yargı kararını değerlendiren BURTUKODER Başkanı Kemal Arslan, Burdur Belediyesi’nin kararı temyiz etme isteminin de Danıştay tarafından reddedildiğini belirterek, “Burdur Belediye Başkanlığı, Danıştay kararına, ‘karar düzeltilmesi’ talebiyle yine itiraz etmiş, Danıştay bu istemi de yerinde görmeyerek itirazı reddetmiş, karar kesinleşmiştir. BURTUKODER olarak 5 yılı bulan bir hukuk mücadelesi sonucu, sadece Burdur’daki uygulamayı değil, tüm Türkiye’de cadde ve sokaklardaki ücretli otopark uygulamasını durduracak emsal bir kararı çıkartmış bulunmaktayız” dedi.

Arslan, yaşadıkları kentlerde bu sorundan rahatsız olan kişi ve kuruluşların talep etmeleri halinde, dava süreciyle ilgili belge ve bilgileri paylaşabileceklerini de sözlerine ekledi.


Siz siz olun sakın ama sakın otopark ücreti ödemeyin. Genel olarak durum şu;

1. Kesilen otopark ücreti yasal değil, bir kere orası otopark değil! YOL!!!
2. Bırakın kessinler cezayı/ücreti; 10.-TL için icra takibini hiçbir avukat açmaz.
3.  Size bir şekilde icra takibi geldi diyelim, 7 günlük itiraz hakkınızı kullanın ve ödeme emrine karşı itiraz edin. Sonra mı? Takibe devam etmek için menfi tespit davası açması gerek karşı tarafın. Bu davada da Danıştay'ın kararını sunduğunuz vakit dava en güzelinden kazanılırrr :)

Ben hallederim, siz rahat olun:)